BLOG
Archieve
BLOG
Van Kalesi

Anadolu, çalışkan erkeklerin ve kadınların ülkesidir; farklı dinlerden, farklı kültürlerden birçok medeniyetin doğduğu bir yerdir.
Farklı bir güzellik, her bölgede ayrı bir maneviyat. Bir şekilde tarihin şekillendiği yerdir. Van şehri, güzellikleri, tarihi, gölü, yeşilliği ve güneşi ile Anadolu'nun önemli şehirlerinden biridir. Bir zamanlar bu topraklardan gelip geçmeyenler; Frigler, Asurlular, Persler, Yunanlılar, Makedonlar, Romalılar, Safeviler, Ermeniler, Sasaniler, Araplar...
Her medeniyet kendisinden bir şeyler katmış, bu şehre yeni tatlar getirmiştir ve bu başarıların en önemlileri kalelerdir. Van Kalesi, Toprakkale, Hoşab Kalesi, Çavuştepe Kalesi, Aznaf Kalesi, Çelebibağ Kalesi adeta bir kaleler cennetidir. Yine de bunlardan en önemlisi Van Kalesi.
Van Kalesi, Van şehir merkezine 5 km mesafede olan Van Gölü kıyısındaki ovaya bakan yüksek bir kayanın üzerine inşa edilmiştir. Uzun süre Urartu devletinin başkenti olan Van, Tuşpa adı altında Urartu Kralı Lutupri'nin oğlu Kral I. Sarduri tarafından MÖ 9. yüzyılda yaptırılmıştır. I. Sarduri döneminde, çevredeki feodal beylikleri ve kabileleri bir araya getirmiş ve bugünkü Van'ın yerine Tuşpa adı verilen başkent oluşturulmuştur.
Van Kalesi, Urartular tarafından yaptırılan en görkemli kalelerden biridir. İç kale ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. İç kalede Urartu dönemine ait en önemli yapılar Sardur (Madır) Burcu, Surlar, Urartu kralları Menua ve I Argişti'nin mezarları, su sarnıcına ulaşan Binbir Merdiveni, açık hava tapınağı ve iki ayrı Analıkız olarak bilinen tapınaklar.
Osmanlı döneminde kale tamamen askeri amaçlarla kullanılmıştır. Ana şehir ,kalenin güneyinde kurulmuştur. Burası aynı zamanda duvarlarla çevrilidir. 1915'ten sonra yıkılmış haliyle günümüze ulaşmıştır.
Üç asır Van'da hüküm süren Urartuların en önemli özelliği, Madır Burcu kitabesinden başlayarak yaptıkları her şeyi gelecek nesillere aktaracak yazılı kaynaklar bırakmış olmalarıdır. Urartulardan 500'e yakın yazılı kaynaktan öğrendiğimiz gibi göller ve dağlar onlar için son derece kutsaldır. Urartularda 79 tanrı ve tanrıça vardır.
Urartulardan Osmanlı'ya yerleşim yeri olan Van Kalesi, iç kale duvarlarına, iki giriş kapısı, cephanelik, ambar, kuleler ve Van'daki ilk İslam eseri olan Süleyman Han Camii'ne eklenmiştir. Desteği sağlayan ana duvarlar, burçlar ve kuleler moloz taş, kerpiç ve kesme taş malzemeden yapılmıştır. Bu duvarlar ve tahkimatlar kuzeyden kalenin siluetini oluşturur. Osmanlı döneminde kale tamamen askeri amaçlarla kullanılıyordu. Ana şehir kalenin güneyinde kurulmuştur. Burası aynı zamanda duvarlarla çevrilidir. 1915'ten sonra yıkılmış haliyle günümüze ulaşmıştır.
Van kalesi bugün ayakta olmasına rağmen bakım ve ilgiden yoksundur. Bu tarihi eserin gelecek nesillere ulaşmasını temenni ediyoruz.
Türkçe orijinal yazı 2007 yılında tchayat dergimizde yayınlandı.